Düşünceye Gitmek yahut Düşünceye Hapsolmak.

Gerçek bir düşünürün arayışları daima ileriye yönelik olmalıdır. Daima ileriyi anlamak, çağın ötesini algılamak ve bu yönde faaliyetler yürütmek olmalıdır. Eğer ki düşünür, günün içerisinde hapsolmuşsa, yalnızca içerisinde bulunduğu durumla ilgileniyorsa, düşünürün bir kanadı kopmuş demektir.

Yaşım ilerledikçe gelecekten ziyade bugünümle ve geçmişimle ilgilendiğimi fark ettim. Uğraşlarımın vadesi gittikçe kısalmaya başlıyor. Oysa dertsiz, gamsız ilk gençliğimde daha ilerileri karıştırarak, daha sakin daha tutarlı bir bakış geliştirebiliyordum. Sanırım ki çağımızda düşünürlerinin en büyük problemi bu olsa gerek. Belki farkında olarak belki olmadan dalaşmaktan geri durduğumuz, basit gördüğümüz fikirler bizi teslim alıyor. Biz fikirlere gitmeden, fikir dışı her bir unsurun üzerimize hücumunu seyrediyoruz ve elimizden gelirse biz de onunla savaşmaya kalkıyoruz. Oysa düşünür yumruğunu indirip, olaylara sükunetle yaklaşmalıdır. Yaşamın getirdiği her türlü meşgaleden, zihinsel manipülasyondan geride durarak fikirlerin üzerine bizzat saldırmsı gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir