Geçmişten Günümüze: İsviçre Saat Endüstrisi

Araştırmalar, Çeviriler • 2 hafta önce

Dört yüzyılı aşkın bir süredir; gelenek, uzmanlaşma, ileri teknoloji ve yeniliğe açıklık gibi ilkeler, İsviçre saat endüstrisini dünya pazarında liderliğe taşıyan etkenler olmuştur. İsviçre saat endüstrisi, geçmişte ve halihazırda var olan krizlere rağmen önüne çıkan tüm teknolojik, ekonomik ve yapısal zorluklara rağmen yine de bugünlere gelebilmiştir. İsviçre saatleri, olağanüstü dinamizmi ve yaratıcılık becerileriyle, bilinen son teknolojinin taşıyıcısı konumuna yükselmiştir. Bu endüstri, yaptığı birçok buluş ve dünyadaki saat terminolojisini oluşturan ilk “isimlendirmeler” ile gururlandıran ve kıskandıran özellikler barındırmıştır: Dünyanın ilk kol saati, ilk quartz saati, ilk suya dayanıklı saati, en incesi, en küçüğü, en pahalısı ve daha nice ilklerle kendini saat tarihine yazmış bir endüstri..

İsviçre saatçiliği ve endüstrisi 16. yüzyılın ortalarında Cenevre’de (Geneva) başladı. 1541’de Kalvinizm’in de kurucusu olan reformist, din adamı Jean Calvin tarafından süslü takıların kullanımı yasaklanınca, kuyumculuk ve pırlanta işiyle uğraşan tüccarlar, saatçiliğe yönelmek zorunda kaldılar. Bu yasaklar, İsviçre tarihinde yepyeni bir imkan doğurdu ve yüzyılın sonunda Cenevre şehri saatçilikte mükemmeliyete ve üne kavuştu. Bu gelişmeler üzerine 1601 tarihinde dünyada ilk defa saat üzerine bir birlik oluşturuldu: Cenevre Saatçiler Birliği (Watchmakers Guild of Geneva)

Gelişen saat endüstrisiyle birlikte artık 17. yüzyılda Cenevre’de çok fazla saat üretici vardı. Bu da şehirde büyük bir rekabet ortamı oluşturuyordu. Bu rekabetin dışında durmak isteyen bazı saat üreticileri Cenevre’yi terk ederek Jura Dağı’na doğru yola koyuldular. Farklı şehirlerde de önemli saat merkezleri oluşmaya başladı.

İsviçre’de saat endüstrisi, saatçilik alanında “serbest atölyecilik” ve “iş bölümü” mantığını ilk ortaya atan Daniel Jeanrichard’ın ileri görüşlülüğü ve dehasıyla önemli bir ivme kazanmıştır. (1665–1741) Bu sayede 1790 yılında Cenevre şehri 60 bini geçik saat ihracatı yaparak, önemli bir saat merkezi haline gelmiştir. Yüzyıllar boyunca da böyle kalmıştır. 1770’li yıllarda Abraham-Louis Perrelet, mekanik saatler içerisinde *Perpetual olarak bilinen saatleri üretmiştir. 1816 yılında Louis Moinet, “Compteur de tierces” adı verilen ilk *Chronograph modeli tasarladı. 1842’lere geldiğimizde ise Patek Philippe, anahtar yerine, saat pini ile ayarlanabilen saatlerini icat etti. Aynı dönemlerde, takvim ve diğer fonksiyonların da üretildiği yeni gelişmeler yaşandı. Böylece Cenevre şehri ve İsviçre, kendi saat eko-sistemini oluşturmaya başladı.

20. yüzyılın başlarına geldiğimizde, Frédéric Ingold ve Georges Léschot gibi saat araştırmacılarının ortaya koydukları tecrübeler sonucu saatlerde seri üretim süreci başladı. Seri üretim sürecinde oluşan yüksek verimlilik, bileşenlerin değiştirilebilirliği ve üretimdeki standardizasyon, İsviçre saat endüstrisini dünyaca bilinir bir hale getirdi.

I. Dünya Savaşı’nın sonunda, kol saatlerinin tanınmaya başlandığı dönemlerde, saatlerdeki geleneksek dairesel şekiller 1960’larda herkes tarafından kabul gördü. Ayrıca 1926 yılında Granges’de halen çok fazla kullanıcısının olduğu ilk otomatik saatler üretilirken, 1952’li yıllarda ilk elektronik kol saatleri üretildi. 1967’de Neuchâtel, Centre Electronique Horloger (CEH) tarafından ilk quartz kol saati olan “Beta 21” ortaya çıktı. Sonraki yıllardan, günümüze dek saat endüstrisinde gelişmeler devam etti ve son olarak LED ve LCD ekranlı saatler ve dijital fonksiyonlarla günümüze kadar gelindi.

Geçmişten bugüne dünyada saat alanında bir çok yenilik ortaya çıktı. 400 yılı aşkın saatçilik tecrübesiyle İsviçre’de bu yenilik ve değişimlerden etkilenmiştir.

1900’lerin başında Amerikalı saat üreticileri son derece hassas ve kaliteli saatler üretmeye başladı. İsviçre için büyük bir pazar olan Amerika’ya satışlar %75 oranında azalınca İsviçre saat endüstrisi 1926 yılında Rolex markasının dünyanın ilk su geçirmez saati olan Oyster’ı piyasaya sürdü. Bu ve bunun gibi diğer yenilikler, İsviçre saat endüstrisine can suyu verdi. İsviçre tekrardan saat dünyasında eski pozisyonuna geri döndü.

İleriki yıllarda krizler, İsviçre saatciliğinin peşini bırakmadı. Örnek olarak, II. Dünya Savaşı sırasında oluşan kriz ortamı saat sektörüne büyük zarar verdi. Ancak İsviçre saat endüstrisi ayakta kalmayı başardı.

İsviçre’nin ürettiği saatler üst düzey bir kalite ve yüksek dayanıklılıkla anılıyordu. Yüksek dayanıklılık sebebiyle İsviçre saatlerine olan taleplerin azalması tehlikesi oluştu. Üzerine bu süreçte Japonların büyük iştahla yer aldığı *Quarz saatlerin tartışıldığı dönemlere girilince İsviçre saat endüstrisi yeni bir yol ayrımına girdi. Başlarda Quartz saat teknolojilerine şüpheyle yaklaşıldı ancak Otomatik saatlerden daha uygun fiyatlara ve aynı doğruluk değerlerine sahip olduğu görülüce, buna uyum gösterilmesine karar verildi.

Hala dünyada büyük bir kullanıcı kitlesine sahip olan Quartz saatler, 400 yıllık İsviçre saatiliğine büyük zararlar verdi. 1970 ve 1980 arasında, İsviçre saat sanayisinde çalışan işçilerin neredeyse yarısı bu sebepten işten çıkarıldı. Bu dönemlerde saat piyasında durgunluk yaşandı.

İlerleyen dönemlerde Nicolas G. Hayek adında bir İsviçreli girişimci 1983 yılında Swatch markasını oluşturdu. Quarz saat üreten ve İsviçre saatçiliğinde bir dönem noktası sayılan bu marka İsviçre saat sektörüne tekrardan canlılık kazandırdı.

Bugünlerde, İsviçre saat endüstrisi tekrardan bir krizle karşı karşıya. Küresel teknoloji üreticisi Apple, cep telefonları ve diğer cihazla entegrasyon içinde çalışan saatleriyle önemli bir oyuncu haline geldi ve genç kuşak üzerinde büyük etki kurdu. 2017 yılının son çeyreğinde ise satışlarıyla İsviçreli rakiplerini geride bıraktı. Ancak İsviçre saat endüstrisinin tarihi geçmişi bize, tüm krizlere rağmen eninde sonunda İsviçre saat endüstrisinin ayakta kalacağını söylüyor.

Orijinal Kaynaklar
1- From the origins to the present day — Federation of the Swiss Watch Industry
2- A Brief History of Watchmaking in Switzerland — Culture Trip, Sean Mowbray

Dipnotlar
*Perpetual: Sonsuz takvim olarak tanımlayabileceğimiz “perpetual calendar” Şubat dahil yılın tüm aylarının kaç gün çektiğini hesaplayarak tarih düzeltmesi yapmaktadır. Yaklaşık 100 yıllık bir hassasiyetle çalışmaktadır.
*Chronograph: Kronograf olarak tabir edilir. Saat ile birlikte kronometre olarak kullanılabilen bir türdür.
*Quartz: Pil teknolojisiyle çalışan elektronik bir saat türüdür.