İlk Otomatik Saatim: Seiko 5 – SNK803K

Türkiye’deki saat pazarının devasa bir kısmı “Quartz” yani pilli saatlerin tekelinde. Hatta Quartz saatler o denli yaygın bir kullanım alanına sahip ki farklı saat türlerinin vitrinlerde sergilenmesini bile engelliyor.

Otomatik saatlerin yapımı zordur. Bir kere apayrı bir mekanizma ister. Özgün olmayı gerektirir ve üreticisine ait bir sistemdir. Yani araba motoru gibidir. Kafanıza göre Ford motorunu, üreteceğiniz arabada kullanamazsınız. O sebeple otomatik saatler orijinallik barındırırlar. Ama Quartz saatler öyle değildir. Genellikle dış kısmı Avrupa şehirlerinin lüks plazalarında tasarlanır. Ancak tepeden tırnağa; kordonu, pili, mekanizması, cam vs. her şeyi Çin‘de üretilir. Bu sebeple arkasında “Made in China” değil de “Cased by China” yazarlar. Şunu demek isterler. “Korkmayın, sadece oradaki ucuz işçi gücünden faydalandık. Aslında her şey bize aittir.” Tabi, yerseniz… 10$ üretimi olan bir Quartz saat, Türkiye’de 100 TL gibi bir fiyata satılır.  O sebeple bu ruhsuz saatleri kullanmak yerine bir otomatik saat edinmek istedim.

İlk otomatik saatimin Seiko 5 olması gerektiğini düşündüm. Çünkü gerçekten saat hobisi olanlar için doğru bir başlangıçtır Seiko 5. Aslında almak istediğim Seiko 5, 80’lerin beyaz zeminli, takvimli modelleriydi ancak bir şeyin ikinci elini almaktan hep imtina etmişimdir. Özellikle yıllarca kullanmak istediğim bir eşyaysa, hiç bulaşmam… Çok hoşuma gitmesine rağmen eski model Seiko 5’i almadım. O sebeple yeni, revize edilmiş modellerini araştırdım. Tabi bu araştırmalar Türkiye’de olmadı. Çünkü artan dolar kuruyla, vasat bir saate yüzlerce TL harcamak istemedim. O sebeple yurt dışından almaya karar verdim.

Araştırmalarım sonucu Amazon‘da Seiko5 SNK803K adlı modele ulaştım. Fiyatları dolar bazında olması sebebiyle kurların biraz daha düşük olduğu bir dönemi bekledim. Bir de bilirsiniz ki Amazon umulmadık sürprizleri sever. $80 olan bir ürünü, ertesi gün bir bakmışsınız ki $54’e almışsınız. Aynen öyle oldu. Saati, $54’e alarak, karlı bir alışveriş yaptım. Aldığım zaman yanılmıyorsam dolar kuru 5 TL’ydi. 54×5=270 + kargo = 300 TL gibi bir rakama satın almış oldum. Şuan Türkiye’de 500 TL ile 800 TL arasında satılan bir üründür.

Biraz üründen bahsetmek isterim. Ürün, Japon üretimi. Otomatik ve takvimli. Takvimin yanında günleri de gösteren bir mekanizması var. Günleri isterseniz İngilizce isterseniz İspanyolca gösterebiliyor. Otomatik olması sebebiyle sürekli hareket isteyen bir saat. Tam bir ölçüm yapamasam da 18 saat kullanmadığınızda saat duruyor ve tekrar kurmanız gerekiyor. Kasası çelik, camı mineral. Bence saatin en güzel taraflarından birisi de alt kapağının saydam olmasıdır. Yani mekanizmanın çalışmasını hayran hayran izleyebiliyorsunuz. 🙂  Sessiz bir saattir, saniye tik tak cinsinden değilde akan modellerdendir.

Saatin başlarda sevmediğim sonrasında da hayran kaldığım tarafı kordonudur. Böyle klasik bir saate böyle kordon olamaz diyorsunuz ama zamanla kolunuza öyle güzel uyuyor ki ön yargılarınız kırılıyor. İlk aldığımda kordonu çıkarıp kahverengi bir deri kordon taktım. Bu şekilde uzun süre de kullandım ancak çok stabil olmadı. Çünkü otomatik saat olduğu için her gün takıyorum. Bu sebeple deri kordon çok fazla suyla temas ediyor ve sonunda da tahrip olup kopuyor. Ama orijinal kordonu keten olduğu için bu konuda fazla bir sıkıntı çıkarmıyor. Yani aldığınızda orijinal “military” kordonunu kullanmanızı tavsiye ederim..

Saat tam bir fiyat performans ürünü, evladiyelik bir saat. Alanı mutlu edeceğini düşünüyorum. Ben çok konuştum şimdi de resimler konuşsun 🙂

Bu da o eşsiz an. Her seferinde beni büyüleyen mekanizması 🙂

Son olarak Saat konusunda üstat bildiğim Mert Kalafatın bir inceleme videosunu aşağıya bırakıyorum. Bu modele sahip olanlar bu videoyu mutlaka izlemeli çünkü takvim ayarları çok hassastır. Yanlışlıkla saatin çarklarını kırmanız söz konusu olabilir. O yüzden aşağıda anlatıldığı şekilde kurmanızı tavsiye ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir