-- #Kitap ve Dergi, #Politika ve Toplum

İstanbul’un Halleri – Aziz Nesin

Aziz Nesin imzalı, 18 hikayeden oluşan İstanbul’un Halleri  kitabı, seçilmiş hikayelerden oluşan 2005 tarihli bir derleme kitabı…

Yaşanmış yahut yaşanması muhtemel hikayelerden oluşuyor. Kitaptaki bazı hikayeleri farklı ortamlarda duymuştum ancak bunlar Aziz Nesin’e mâl edilemeyecek kadar anonim yönler barındırıyordu. Aziz Nesin’in kimi anlatımları da bu anonim hikayelerle benzerlik gösteriyor. Yine de çıkış noktasına dair yorum yapabilecek noktada değilim.

Aziz Nesin’in, tam tarih belirtmese de 70 ile 80‘ler arasındaki İstanbul‘u anlattığı, kullandığı motiflerden ve seçtiği insan tiplerinden anlaşılabiliyor. Dolayısıyla tam bir dönem kitabıdır… Yozlaşmış, yoksullaşmış, hastalıklı bir İstanbul manzarası… Bu manzaraya bir de Aziz Nesin’in klasik hicvedici tarzını eklerseniz, epey bir curcuna… Levent Kırca’nın “Olacak O Kadar” programı tadında iç burkan hikayelerle örülü…

Genel olarak eğlenceli bir kitap, okurken zevk alıyorsunuz. Ancak dinlene dinlene okumakta fayda var. Tamamını bitirip, sindirebilmek zor gelir.

Yazıldığı dönemler için olmasa da günümüz adına eksik bir nokta da şudur:  Aziz Nesin’de bitmek bilmeyen, okuru sürekli ters köşeye yatırma kaygısı mevcut… Klişelerden kaçmak adına, bütün hikayeleri ters-klişe ayarında götürüyor. Artık “hmm bu hikayenin de sonu böyle biter” diyorsunuz…

Ancak dönemin okurları tarafından oldukça eğlenceli ve gülünç olarak karşılandıklarına yürekten inanıyorum. 2000 sonrasının kara mizahı, alaycılığı, absürtlüğüyle 80’lerin, 90‘ların espri algılayışı arasında nüans farklılıkları var. Bu kadarı normaldir elbette…

Benim favori hikayelerim arasında, komikliği ve içerisinde barındırdığı bana çok sempatik gelen folklorik dili sebebiyle “Bizim Hemşehri” hikayesi… Bir diğeri de günümüzle de uyuşan noktalar içermesi bakımından biraz da trajik… “Kiracıya Maşallah” öyküsü bulunuyor.

İstanbul’un Halleri kitabının etkisi, okurken ki ruh halinize göre değişir. Kimi hikayeler ilginç kimisi de bayat gelebilir. Normaldir…  Ancak okurken hissettiğim… Biraz da İstanbul’un kaderi… Her şey değişir. Otobüsler, vapurlar, yollar… Değişmeyen tek şey İstanbul’un toplumsal ve sosyal yozluğudur…

İstanbul  aynı İstanbul…

Yorum Yap

Yorum