Kar – Orhan Pamuk

Okuma Notları • 2 hafta önce

Orhan Pamuk’la ilk defa Nobel Edebiyat ödülü aldığı yıllarda tanıştım. Ancak bu tanışıklık medyanın yaptığı haberler ve eleştirilerle ilgiliydi. Olumsuz bir algı, intiba ile yıllarca uzağında durdum. Çok sonra eleştirileri ve ön yargıları bir köşeye bırakıp edebi olarak değerlendirmeye karar verdim.

Bir süre sonra “Kara Kitap”ı okudum ancak tamamlayamadım. Kafamda karman çorman bir okuma deneyimi kaldığını hatırlıyorum. İlk tam okumamı ise “Kırmızı Saçlı Kadın” kitabıyla yaptım. Okuduğum dönemi hatırlıyorum da çok büyük bir lezzet aldığım canlanıyor. Ustalığı karşısında şapka çıkartmıştım.

Bu okumadan sonra ikinci okuduğum kitabı ise “Kar” oldu. Kar romanını okumamın iki duygusal nedeni var. Birincisi Nobel ödülünü aldığı romanı olması, ikincisi ise memleketim olan Kars’ta geçiyor olması. Dolayısıyla kitabı değerlendirirken duygularımı dışarıda tutabilmem oldukça zor oldu. Gerçi Orhan Pamuk, kitaba yazdığı son sözde “Tüm eleştirileri bir şekilde tolere edebilirim ancak en çok Karslıların yaptığı ağır eleştiler kalbimi kırıyor.” minvalinde bir açıklama yapmıştı. Tam ifadeyi hatırlayamadım. Bu açıklama özelinde, karşılıklı olarak bir kalp kırıklığı oluştuğuna katılıyorum. Orhan Pamuk Kars’ı, Kars da Orhan Pamuk’u kırmıştır ancak roman, Kars imajını olumsuz etkilemiştir. Buna karşıt olarak da bir şekilde Kars kültür turizmine ciddi bir katkı oluşturmuştur.

Kar romanıyla ilgili eleştirilere göz atarken Haber Sol’da, bir köşe yazısına denk geldim. Yazı başlığı şöyle: “Bir Siyasal İslam güzellemesi olarak Kar romanı” müellifi ise Taylan Kara. 2017 yılında yazılan bu yazıda Kar romanının bir İslamcı güzellemesi olduğu iddia ediliyor. Şöyle bir ifade mevcut:

Kar, bir Siyasal İslam güzellemesidir. Bunu öyle gizleyerek ya da dolaylı olarak değil açık açık yapar. Kar romanına şöyle yüzeysel bir bakış atmak bile kitabın bir Siyasal İslam güzellemesi olduğunu anlamak için yeterlidir.

Farklı sağ tandanslı gazetelerde de Orhan Pamuk’un İslamcıları aşağıladığına, dini değerleri hedef aldığına dair yazılar okuyabilirsiniz. Orhan Pamuk tam olarak ortadan ikiye ayrılmış Türk düşünce sistemiyle başı dertte. Gerçi kendisi de bu düşünce sistemlerini elindeki çomakla kurcalamaktan hoşlanmıyor değil. Kar romanıyla, ideolojilerin ortasına bir bomba koyup uzaklaşmış.

Kar romanın bu ülkede fikirsel açıdan tatmin edebileceği hiçbir kitle yok. İslamcılar, solcular, kürtçüler, cuntacılar, laikler vs. vs. herkesin haksız eleştirilere maruz kaldığını iddia ettiği bir roman. Bu romandan zevk alan sınırlı bir kitle var ise de onlar tüm anlatıyı bir “kurmaca” olarak değerlendiren; İpek, Şair Ka. Lacivert ve Kadife’nin Kars’ta yaşadığı heyecanlı serüvene odaklanan okur kitlesidir.

Ben Kar’ı beğendim. Türkiye’deki ideolojik çekişmeleri göstermesi açısından başarılıdır. Ama ideolojiler üzerindeki tasvirleri, analizleri yüzde yüz hatalıdır. Ancak bir kurmaca olarak başarılı sayabilirim. Bu romandan sonra Masumiyet Müzesi’ni sipariş ettim. Bakalım o nasıl bir etki bırakacak. İyi okumalar.