-- #Düşünce, #Kelimeler Üzerine

Kör Döğüşü

TDK, “Kör döğüşü” söz kalıbını “Kör dövüşü” olarak ifade ediyor ve sözlükte şöyle tanımlıyor.

Aynı şeyi gerçekleştirecek kimselerin birbirinden habersiz ve birbirini engelleyecek biçimdeki düzensiz çabaları.

Bir Türkçe öğretmeni olarak “dövüş” ile “döğüş” arasındaki bir ayrımın çok farazi bir mesele olduğuna inanıyorum. Yazılışları itibariyle TDK bizler için ana referanstır ancak sözlü kültür meselesine gelindiğinde TDK’nın hükmünün zayıf kalacağına inanıyorum. Çünkü söz kalıpları, deyimler ve atasözleri girift ve muğlak bir yön taşır. Herhangi bir kurala, kaideye bağlanması oldukça güç ve problemlidir. Mesele biraz da etimolojik bir yön barındırır aslında…

Nişanyan’a göre “Dövüş” kelimesinin kullanımı 20. yüzyılın ilk çeyreğinde görülmeye başlar. Ancak “Döğüş” kelimesine dair Türk dilinin ana referanslarından olan Divan-i Lugati’t-Türk‘e göre [11. yy] durum TDK’dan biraz farklıdır. Kaşgarlı Mahmut sözlüğünde şöyle bir ibare kullanıyor:

ol meniŋ birle tūz tögişdi

Nişanyan bu cümleyi şöyle tercüme ediyor.

Benimle birlikte tuz öğüttü.

Yani tögişmek, bir manasıyla da “öğütmek” demektir.

Kul Mes’ud ise [14. yy.] Kelile ve Dimne’den şöyle bir çeviri yapıyor.

Yılanuŋ başın dögdiler.

“Dögdiler”den kasıt ise malumdur ki “ezmek”tir.

Yani “tögişmek,” ve “dögmek” kelimeleri, “Dövüş” kelimesinin atası durumunda.. “Tögişmek” ve “Dögmek”, yüzyıllar içerisinde değişim göstererek “döğüşmek” formuna ulaştı.  Anadolu ağızlarında da “Dövüşmek” yerine yaygın olarak “Döğüşmek” tabiri kullanılır. Yani bir nesneyi yahut bir canlıyı ezmek, öğütmek… 1900’lü yıllarda ise son halini alarak “Dövmek” formunu aldı.

Aslında bambaşka bir konuya temas edecekken çok farklı bir pencere açılmış oldu. Olsun, ziyanı yok. Bir takım malumatlar edindik en fazla. 🙂 Ancak çok farklı bir şey anlatacağım.

Kafamızda canlandırdığımızda, iki körün kavgası fazlasıyla absürd ve kaotik bir çağrışım uyandırır. Görme uzvuna sahip olmayan iki insanın birbirlerini dövebilmesi, birbirlerini alt edebilmesi oldukça zordur. Bu zorluğun sebebi elbette ki görme eylemine sahip olmamalarıyla alakalıdır.

Bazen iki insanın tartışmasında da buna benzer emareler görüyorum. İki taraf da mâna dilinden yoksunsa, idrâkı zayıfsa tartışmaları da ancak kör döğüşü gibi oluyor. Yani tam bir kaos hali.  En çok da siyaset, futbol yahut biraz subjektif meselelerde gözlemlerim bunu. Saatlerce karşılıklı sözler sarf edilir ancak karşı tarafın fikirlerine, algılayışına zerre miskal tesirde bulunamaz. Çünkü onların “dilleri” yoktur.

Yorum Yap

Yorum