Diğer Yazılar • Sayfa 2

Hz. Muhammed: Allah’ın Elçisi

Yönetmenliğini ve senaristliğini Mecid Mecidi’nin yaptığı Hz. Muhammed: Allah’ın Elçisi filmi; peygamberimiz Hz. Muhammed’in çocukluk dönemin etrafında gelişen olayları konu edinmektedir. Yönetmenliğini Mecid Mecidi yaparken; oyuncular arasında Sareh Bayat, Mahdi Pakdel, Mina Sadati, Mohsen Tanabandeh gibi isimler var.. Film müziklerini ise A. R. Rahman bestelemiştir. Ayrıca filmin bütçesi 40 milyon euro’dur ve ilk gösterim 12…

Kitap Evi – Enis Batur

Son zamanlarda okuyabilecek yeni kitap bulmakta zorlandığım için tekrardan kendi öz kaynaklarıma, kütüphanemin el değmemiş noktalarına odaklanmaya karar verdim. Kapağına göz gezdirdiğimde zihnimde bir şeyler canlandıran kitaplardan ziyade, daha nötr duygular hissettirecek kitaplarımı taradım. Bazı kitaplara ikinci bir şans verebilecek kadar zamanımın olması da ayrı bir mutluluk tabi. Kitapları incelerken “Bu kitap bana ne anımsatıyor?”…

Yılanı Öldürseler – Yaşar Kemal

Yılanı Öldürseler, Yaşar Kemal’in -maalesef ki- okuduğum ikinci kitabı. Şuana dek Yaşar Kemal romancılığı üzerine yoğunlaşmadığım için kendime çok kızgınım. Oysa Türk romancılığı dediğimizde saydığımız birkaç önemli isimden biridir… Ancak neden bu kadar geç davrandığımın da izahı yok. Nasip diyelim… Daha önce Binboğalar Destanı‘nı okumuştum. Yine burada yazmıştım. Yılanı Öldürseler’le okumalarımı bir tık daha ileriye taşıdım….

Kaplanın İşaretleri – Ercan Yılmaz

Bazı şehirlerin önemli kültür ortamları ve o şehirlerle anılan önemli şahsiyetleri vardır. Aşıklık geleneğinin çağıldadığı kimi şehirler vardır; Kars, Ardahan, Erzurum, Sivas, Bayburt, Van gibi… Şiir mevzu oldu mu, Maraş’ı, Bursa’yı, Üsküdar’ı Fatih’i anmadan geçemeyiz… Mehmet Kurtoğlu, “Bazen şehirden yola çıkarak yazar ve sanatçıyı, bazen de sanatçıdan yola çıkarak yazar veya sanatçıyı, bazen de sanatçıdan…

Sosyal Yardım, Buyrun!

İçerisinde bulunduğumuz sıkıntılı günler sebebiyle, çalıştığım kurumun (belediye) sosyal yardım biriminde göreve çağrıldım. Bu birimin personel sayısı kısıtlı olduğu için gelen çağrılara yetişmek büyük problemdi. Yönetim de bizleri çağırarak bu işe yardımcı olmamızı istedi. Biraz riskli bir süreç de olsa kabul ettim. Yaklaşık bir hafta oldu sanırım. Dün itibariyle görevim bitti. “Sosyal yardım, buyrun” ifadesi,…

Behçet Bey Neden Gülümsedi? – Abdullah Harmancı

Behçet Bey Neden Gülümsedi’yi aldığım ana dönecek olursak, 10 yıllık şiir yazarlığı geçmişimi yok sayıp yeni bir türe geçişimin arefesine denk geliyor. Yeni bir tür olarak da yüksek sempati duyduğum öykü türünde karar kıldığım zamanlar… Bu kararın ardından modern Türk öykücülüğüne dair okumalara başladım.. Zihnimde beliren Türk öykücülerini taradığımda ise aklıma Abdullah Harmancı da içlerinde…

Gölgesizler  – Hasan Ali Toptaş

“Kapa çeneni, diye homurdandı muhtar, kayboldu deme bana! Hem, Asker Hamdi’nin kendisi var mıydı bakalım? Sustular. Bekçinin kafası karışmak üzereydi. Belki sen bile yoksun, dedi muhtar daha da öfkelenerek. Bekçi sarsıldı. Artık kafası karışmıştı. Sağ elinin ayasıyla mavzere dokundu yavaşça; serindi. Derin bir soluk aldı. Kendi varlığından kuşku duyması gücüne gitmişti aslında…” sf. 79 Gölgesizler,…

Düşünceye Gitmek Yahut Düşünceye Hapsolmak

Gerçek bir düşünürün arayışları daima ileriye yönelik olmalıdır. Daima ileriyi anlamak, çağın ötesini algılamak ve bu yönde faaliyetler yürütmek olmalıdır. Eğer ki düşünür, günün içerisinde hapsolmuşsa, yalnızca içerisinde bulunduğu durumla ilgileniyorsa, düşünürün bir kanadı kopmuş demektir. Yaşım ilerledikçe gelecekten ziyade bugünümle ve geçmişimle ilgilendiğimi fark ettim. Uğraşlarımın vadesi gittikçe kısalmaya başlıyor. Oysa dertsiz, gamsız ilk…

İsmet Özel, “Ben” Dili ve Etkililik

İsmet Özel şiirlerinde öne çıkan özelliklerden bir tanesi de kullandığı “Ben” dilidir. Hemen hemen her şiirini birinci tekil kişiyle ele almıştır.. Şiirlerindeki tesirin ve derinliğin ana dayanağının dünyayı doğrudan kendi diliyle ele almasında yattığını düşünüyorum. “Ben” dilini genellikle şiire ilk başlayanlar acemiler kullanır. Acemice bir üsluptur ancak bir ustanın elinde de müthiş bir araçtır.. İsmet…

Martin Lings

Asıl adı Martin Lings olan, İslam’ı seçtikten sonraki ismiyle “Ebû Bekr Sirâcuddîn”, 4 Ocak 1909’da İngiltere’de doğdu ve Protestan bir ailede yetişti. Oxford Üniversitesinde İngiliz Edebiyatı Bölümü okudu ve 1932’de mezun oldu. Bir süre Polonya’da İngilizce öğretmenliği yaptı. 1935–1939 yılları arasında Litvanya’nın Kaunas Üniversitesi’nde Anglo-Sakson ve Ortaçağ İngilizcesi dersleri verdi. Bu dersler sırasında Litvanya dilini…

Broken Flowers

Karantina günleri hızla devam ederken, filmlerin, kitapların birbiri ardına yığıldığı oldukça bereketli zamanlardan geçiyoruz.. Bir daha ele geçmesi mümkün olmayacak bu zaman dilimi için en kaliteli filmlerle tanışmak istiyor insan. Bunun için de olağanüstü bir çKarantina günleri hızla devam ederken, filmlerin, kitapların birbiri ardına yığıldığı oldukça bereketli zamanlardan geçiyoruz.. Bir daha ele geçmesi mümkün olmayacak…

The Platform

333 kattan oluşan, en yukarıdan en aşağıya doğru bütün katlar arası bağlantısı olan bir apartmanın, her bir dairesinde 2 kişi barınıyor ve her gün aynı saatte en üst kattan aşağıya doğru asansörle yemek masası iniyor. Herkesin yemek yemek için 2 dk’lık bir zamanı var. Bu süre içerisinde günlük gıdayı almak zorundalar. Ancak bazen yemek masası…