Şehir ve Şarab

şehirden ve şarab”tan sana kaçtım,
bana bir kış esenliği sun,
ilk çağlardan kalma bir testiyle
çözülsün bin yıllık esirliğim.

tüm bu esirlik, seni ve beni,
içimi ve senin ellerinle ördüğün tüm her şeyi,
bir miktar şiir kıldı, şiir bastırır uğultuyu.
sonra o gün şakımaya başlarsa gölgeler
işte sesler duyulmaz olur o şehirde.

ve bazı geceler gölgeler;
bir çıkış, bir renk ararlarsa;
gümüş rengiyle bürülü suretler,
kupkuru dallar sararsa her bir yanı
şehirden ve şarab”tan uzağa,
bir bakış miktarı uzağa,
kaçmak olsa gerek bizi andıran.
yakıştıran gidişin varsa eğer.
beni adımlarıyla uğurlayan.

26 Mart 2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir